25 Eylül 2021
  1. Anasayfa
  2. Mühendislik-Mimarlık
  3. YERLİ MOTOR SERÜVENİMİZ

YERLİ MOTOR SERÜVENİMİZ

YERLİ MOTOR SERÜVENİMİZ

  Yerli Motor denilince aklımıza genel olarak Devrim Arabaları geliyor. Peki, Devrim Arabalarının hikâyesini ne kadar biliyoruz? Veya Devrim arabalarından önce üretilen otomobil motorunu biliyor muyuz? Ülkemizde 1938 yılında uçak üretildiğini biliyor muyuz?
  Ülkemizde üretilen yerli ürünleri anlamak için geçmişimize gitmeli, Nuri Demirağ’ı anlamalı, Gümüş Motor’u bilmeli, Devrim arabalarının hikâyesini tam olarak öğrenmeliyiz. Bu yazımda sizlere Ülkesinin gelişimi için çok fazla fedakârlık yapmış Nuri Demirağ’ın Uçak üretim serüvenini, Necmettin Erbakan’ın yerli motor üretmek için kurduğu Gümüş Motor şirketini ve çoğu kişinin bildiği Devrim Arabalarının, bilinmeyenleri ile birlikte ayrıntılı hikâyesini, ardından yakın geçmişimizde gerçekleşmiş veya gerçekleşmekte olan yerli projelerimizi anlatacağım.

  Milleti İçin En Mükemmelini İsteyen Adam: Nuri DEMİRAĞ

  1930’lu yıllarda Türk Hava Kurumunun düzenlediği bir kampanya ile ülkede toplanan paralarla veya iş adamlarının bağışlarıyla Savunma Sanayii’ne uçak satın alımı yapılırdı. Yine o yıllarda ülkenin en zenginlerinden olan Nuri Bey’den uçak satın alınması için yardım yapması istendi. Nuri Bey’in cevabı ise uzun yıllar unutulmayacak bir cevaptı “Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki, bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.” Diyerek uçak yapım işine gireceğini belirtir.
  Nuri Demirağ, dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’a uçak fabrikası kuracağı bilgisini verdi. İstanbul Beşiktaş’ta bir tayyare atölyesi kurdu ve deneme uçuşlarının yapılması için şu an İstanbul Atatürk Havaalanının bulunduğu yerdeki Elmaspaşa Çiftliği’ni satın aldı.
  1936’da Nu.D-36 isimli ilk tek motorlu uçak üretildi. 1938 yılında ise Nu.D-38 isimli çift motorlu 6 kişi taşıma kapasitesi bulunan yolcu uçağı üretildi. Yine 1938 yılında üretilen bu uçakların ilk siparişlerini Türk Hava Kurumu verdi.
  1941’de tamamen Türk yapımı olan ilk uçak ile İstanbul’dan Divriği’ye ilk uçuş gerçekleştirildi. Bu uçuşun pilotu Nuri Demirağ’ın oğlu Galip Demirağ idi. Selahaddin Reşit Alan Nu.D-36 uçağıyla bir test uçuşunun inişi esnasında çevredeki hayvanlar piste girmesin diye piste açılan hendeklerden birine düşer ve vefat eder. Bu kazadan sonra THK verdiği siparişleri iptal eder. Nuri Demirağ THK’yı mahkemeye verir. Yıllar süren mahkeme THK’nın lehine sonuçlanır ve bu yetmezken mahkeme uçakların yurt dışına satılmasını engelleyen bir karar verir. Sipariş alamayan fabrika 1950 yılında kapanır. Elde kalan uçaklar hurdacıya satılır.
  İçler acısı bu hikâyenin ardından anlaşılabileceği gibi, eğer doğru kararlar verilseydi belki de bugün Airbus gibi Boing gibi dünyaca tanınmış bir uçak üreticisi firmamız olacaktı.
  Uçak serüvenimizin ardından gelelim otomobil üretim serüvenimize…

  GÜMÜŞ MOTOR VE DEVRİM ARABASI

  Tüm Türkiye’de yerli otomobil denilince akla ilk gelen Devrim Otomobilidir. Devrim otomobili denilince de Gümüş Motor’a değinmeden olmaz. Bu kısımda Gümüş Motor şirketinin ve Devrim otomobillerinin hikâyelerini okuyacaksınız.
  Gümüş Motor’un kurucusu olan Necmettin Erbakan 1948 senesinde rekor derece ile İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Ardından aynı üniversitede asistanlık ve hocalık görevlerine başladı. Üniversite tarafından 1951 senesinde Almanya’ya gönderildi. Almanya’da üç adet tez yazısı tamamladı. Bu tezlerden birini okuyan KHD motor fabrikasının müdürü kendisine Leopard tankı araştırma başmühendisliği işini teklif etti ve Necmettin Erbakan bu iş teklifini kabul etti. Bir yıl çalıştı ve batının en gelişmiş tankı Leopard’ların ateşleme sistemini yeniden programladı. Almanya’dan döndükten sonra 27 yaşında iken İstanbul Teknik Üniversitesi’nin en genç doçenti ünvanını kazandı.
  Necmettin Erbakan, Almanya’dan gelmiş, deneyim kazanmış, ufku da oldukça genişlemişti. Geldikten sonra da sohbet halkalarına devam ediyor, Teknik Üniversite’de ders veriyor, aynı zamanda farklı yerlerde sanayi konulu konferanslar veriyordu. Sohbetlerine katıldığı Mehmed Zahid Kotku Hoca, sık sık, Müslümanların sanayide geri kalmışlıklarını konu ediniyor, toplu iğneyi dahi dışardan alıyorken, Türkiye’de sanayi tesisleri kurmanın ve bunları yerli imkânlarla işletmenin gerekliliğini vurguluyordu. Yine bir sohbetinde Necmettin Erbakan’a hitaben: “Siz makine hocasısınız. Almanya’yı görüp, oradaki sanayi durumunu yakından incelediniz. Türkiye’de sanayinin ve ziraatin gelişmesi için öncelikle motor yapılması gerekir. Sizin gibi yetişmiş, genç yaşında doçent olmuş insanlarımız varken, neden biz hâlâ para verelim de motor alalım?Önce motoru, sonra kamyonu, traktörü, otomobili mobili neden biz imal etmeyelim? Neden siz bu işe öncelik etmiyorsunuz?” dedi. Böylelikle motor yapma fikri manevi önderlerden çıkmış oldu. Bu konu ciddiye alındı ve Türkiye’nin dört bir tarafındaki sohbet halkalarına katılan kişilerden sermaye toplanarak, Doç. Necmettin Erbakan öncülüğünde Gümüş Motor kuruldu. Gümüş motor fabrikasında seri imalât 1960 senesinde başladı. İlk yerli motor prototipi yapıldı. Ancak motorun hacminin Avrupa standartlarına göre 5.6 litre olması gerekirken bu motor 5.7 litre olunca kabul edilmedi. Ardından yapılan geliştirmeler ile hacminin 5.5 litreye düşürülmesine rağmen farklı gerekçelerle tekrar standartlara uygun olmadığı söylenerek motor reddedildi. Yine 1960 yılında Erbakan, Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde ilk kez “Türkiye’nin kendi otomobilini üretebileceği.” Fikrini ortaya attı. Bu çabaların ardından 1961 yılında Otomotiv Kongresi kuruldu. Kongrede alınan karar sonrasında yerli otomobilin TCDD ve CER daireleri tarafından 29 Ekim tarihine kadar yapılmasına karar verildi. Otomobilin 4.5 ay gibi kısa bir sürede bitirilmesi istendi. 23 kişilik mühendis ekibi, haftanın 7 günü, ara vermeden, günde 12 saatin üzerinde çalışarak, 2 adet otomobil üretmeyi başardılar. 28 Ekim gecesi Buharlı lokomotiflerle Eskişehir’den Ankara’ya taşınırken, lokomotif bacasından kıvılcım gelmesini önlemek amacıyla araçların depoları boşaltıldı. Ertesi sabah çok kalabalık koruma aracı ekibiyle Meclis’e giden Devrim otomobillerine benzin doldurulması unutuldu. Meclisin bahçesinde durumun anlaşılmasıyla hızlı bir şekilde 1 numaralı araca benzin konuldu. Ancak 2 numaralı araca benzin konacağı sırada dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Paşa Meclis’e geldi ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı araca bindi. 100 Metre sonra motor durdu. Direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDARLIOĞLU “Paşam, benzin bitti.” dedi ve Paşa’dan özür dileyerek 1 numaralı araca geçmesi istedi. Paşa 1 numaralı araçla Anıtkabir’e gitti. Otomobilden inerken medyada yıllar boyu yer bulacak “Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama doğu kafasıyla benzin koymayı unuttunuz.” sözlerini söyledi. Ertesi gün tüm gazeteler “Devrim otomobili bozuldu.” Başlığını attılar. Hiçbir gazete Paşa’nın Anıtkabir’e 1 numaralı Devrim otomobiliyle gittiğini yazmadı. Tüm gazetelerde otomobile harcanan paraların israf olduğu yazıyordu…
  Ülkemizin geçmişteki motor üretim denemelerinin ardından yakın tarihimizde üretilen ve üretimi devam eden farklı tip motorları ve üretici firmaları da kısa bir şekilde inceleyelim.

  TÜRKİYE MOTOR SANAYİ

  1976 yılında motor tahrik ve aktarma organları teçhizatı üretmek amacıyla kurulmuş olan Türk Motor Sanayi (TÜMOSAN) , kurulduktan sonra çalışmalarını dizel motor ve traktör üretimine yoğunlaştırmıştır. Türkiye’nin ilk yerli dizel motorunu üreten TÜMOSAN, öncelikle farklı markalara motor ihracı yapmış. Günümüzde ise kendi markası ile dizel motor, traktör, zirai ekipman, dizel forklift ve ekipmanlarının üretimini yapmaktadır.

  OTOKAR

  1963 yılında kurulan OTOKAR firması, ilk yıllarında farklı markaların lisanslarıyla otobüs üretiyordu. 2002 yılında kendi markası olan SULTAN markası ile küçük minibüs imaline başladı. Ardından 2006 yılında kendi markasıyla yani OTOKAR markasıyla üretime başlayan OTOKAR, bu yıllardan itibaren otobüs üretiminin yanı sıra Milli Savunma Sanayii projelerinin de öncü firmalarından olarak, İlk Türk Ana Muharebe Tankının tasarımı ve prototipinin yapımı için ana yüklenici olmuştur. Günümüzde de Savunma Sanayii kara projelerinde ve Otobüs sektöründe Ülkemizin öncü firmalarındandı.

  BRITISH MOTOR COMPANY​​​​​​​

  1964 yılında %74 yerli sermaye ile kurulan British Motor Company (BMC) , 1989 yılında %100 Yerli sermaye oranına yükselerek üretimine devam etmiştir. BMC şirketi 1971 yılında dizel motoru dağınık halde yurt dışından getirerek yan sanayiden yerli parçaları kullanarak %50 oranında yerli motor üretmeyi başardı. 1986 yılında Cummins Engine Company ile lisans anlaşması yaparak 1971 yılından itibaren araçlarında Cummins motorları kullanmıştır.
  Günümüze kadar farklı Kamyon, Minibüs, Otobüs ve Savunma Sanayii’ne yönelik araçlar yapmışlardır. 2017 yılında, başta BMC araçlarının güç paketi ve farklı alanlardaki, motor ve güç aktarma organlarının üretimi ve geliştirilmesi amacıyla BMC markası altında BMC POWER Motor ve Kontrol Teknolojileri AŞ kurulmuştur. BMC POWER, 2018 yılında Savunma Sanayii araçlarına yönelik, 12.8 litre hacminde 600 beygir gücündeki motoru yerli ve milli olarak üretti. Gelecek 5-10 yıl içinde yerli motorların ulusal ve uluslararası pazara sunulması bekleniyor.

  TUSAS ENGINEERING INDUSTRY​​​​​​​

  TEI 1985 yılında Uçak motorlarının üretim teknolojisinin transferi amacıyla kurulmuştur. %50.5 hissesi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin , %46,2 hissesi Amerikan General Electric şirketinin, %3.3 hissesi ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nindir. Bu ortaklık ile birlikte Türk Mühendisleri, Dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan General Electric şirketi ile ortak çalışarak deneyim kazanıyorlar ve bu deneyimde yerli ve milli projelere imza atıyorlar. TEI kurulduğu günden günümüze kadar havacılık sektöründe kullanılan güç sistemleri ve türevleri için ürünler tasarlıyor, üretiyor ve servis hizmeti veriyor. TEI, Türk İnsansız Hava Aracı Anka’da kullanılmak üzere ülkemizin ilk milli İHA motoru PD-170’i geliştirdi. Üretilen PD-170 motoru, diğer İHA motorlarına oranla güç ve verimlilik bakımından üstün konumdadır.
  Ülke olarak geçmişte yaşanan olaylardan dersler çıkarmalıyız. Sürekli ileriyi düşünmeli, ürettiklerimizle yetinmeyip daha büyük hedeflere doğru ilerlemeliyiz. Günümüzde, özellikle Savunma Sanayii’mizin gelişmesi için üretilen projeler göz ardı edilemez. Ancak bu gelişmeleri diğer sektörlerde de yakalamalıyız.

İbrahim Hakkı ALÇİÇEK

Etiketler:
#
image description

Ayça Hacıoğlu

Şubat 2021

Merhaba,Ben Ayça.Aslen Bulgaristan göçmeniyim,Bursa ‘da yaşıyorum.Bursa Uludağ Üniversitesi Gıda mühendisliği 3.sınıf öğrencisiyim.Bu sektöre adım atarken öğrendiklerimle sizleri bilinçlendirmeyi ve gıdaya dair doğru bilinen yanlışlar hakkında güvenilir bilgilere ulaşmanızı sağlamak için yazılarımı yazacağım.Bunlara ek olarak mikrobiyolojiye ilgi duyuyorum.Keyifli okumalar.

0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

https://inovatifbakis.com.tr/assets/